Birtakım Romantik Şeyler

     

      Hayat kumu akıyor avuçlarımdan hızlı hızlı. Kumlar akarken avuçlarımdan gülmeye çalışıyorum. Kumlar bitmeden bir yere ulaşmak, ideallerimi gerçekleştirmek istiyorum. Kumlar bittikten sonra, neler yaptım ki ben? dememek için... Avuçlarıma bırakılan bu kumun hakkını vermek istiyorum.

     

      Sevdiceğimle uzun zamandır başbaşa kalamıyorduk. Aileme bir yalan söyledim. Aileme yalan söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama beyaz bir yalan bu. Arkadaşlarımın bu haftaiçi üniversitelerine döneceklerini, sadece bu haftasonumuzun kaldığını, onu da bizde geçirmek istediğimizi söyledim. Onlar yaylaya gideceklerdi bu haftalarda, o olayın bu hafta gerçekleşmesini istedim. Ama orada don varmış onun için gidemezlermiş. Olaydan bir gün sonra sabah geldi yanıma annem ve:
-bu akşam arkadaşlarını çağır biz evde olmuycaz, sen kafana göre kullan evi

-nasıl yani ya?

-biz bu akşam bir yere çıkarız sen de telefonun fişini filan çekersin, keyfinize bakarsınız

-(kabul ettim) olur.

 

       Dershaneye gittiğimde içeri girmeden önce aradım sevdiceğimi habere sevindi. Telefonda konuşurken karşıdan eski kız arkadaşım geliyordu. 3 aydır görmüyordum onu. Göz göze geldik. Çok durmadan da kapattım ve içeriye girdim. O gün dershane çok iyi geçti. 1-1 dersler aldım. Neyse atlayalım o kısımları...

 

       Dün akşama kadar ders çalıştım. Akşama doğru ailem evden çıkmak üzereydi evi bana bırakmak için sevdiceğimi aradım ve ailem çıktığında seni arıycam dedim. O da çarşıdaymış. Ailem bir komşuya gidecekti, komşu da çarşıdaymış onu bekliyorlardı balkonda. Ben içki alınmadığını farkettim. Babamdan arabanın anahtarını aldım. Sevdiceğimi aradım, marketin orada inmesini söyledim. Evden çıktım markete gittim. İki bira bir tane cips aldım. İçilmeyeceğini biliyordum. Marketten çıktım kapının önünde bekledim biraz. Tam telefona elimi atacağım sevdiceğimin geldiğini gördüm. Aslında yürüyüşünden tanıdım çünkü saçını kestirmişti. Açıkçası pek beğenmedim çok olgun göstermiş. Beğenmediğimi de söyledim. Morali bozuldu buna ama ne yapayım söylemeyeyim mi?. Gittik arabaya bindik. Yavaşça ev yoluna koyulduk. Evin önüne geldiğimizde hala lambaların yandığını farkettim. Görünmeyecek bir yerde durduk. Annemden çağrı geldi. Çıkmışlar demektir bu. Gittik kapının önünde durup anahtarı verdim indi, ben park kapısından girdim ve arabayı park ettim. Binanın giriş kapısına geldim, baktım hala içerde asansör bekliyor. Bir de komşu vardı. Neyse asansör katımıza ulaştığında indik. Kapıyı o açtı. İçeri girdik. Odama geçtik, bilgisayarımda müzik açtık. Çocukluk fotoğraflarımı gösterdim. Oyalandık öyle... Ta ki romantikliğe geçene kadar. Aslında o romantikliğe geçmek biraz zor oldu. Çünkü çok gülüyorduk. Daha önce yaşamadığım şeyler yaşadım. Anlatamam ama ilklere imza attım. Tabiki geri dönüşü olmayan o olayı gerçekleştirmedik ki yapmayız da zaten.

 

          Kardeşinden smsler geldi geldi durdu. Babam çağırıyor, şöyle,böyle... 7-8 tane mesaj atmıştır. 4-5 kere de aramıştır en az. Ama biz cevap atmadık. Her seferinde de iyi bozdu konsantrasyonları. 22:20 gibi kalktık. Hazırlandık. Otobüs bulamayacaktı. Arabayla bırakma kararı aldık. Onu tekrar evine bıraktım. O arabadan inerken ona

-seni seviyorum ' dedim.

-(baygın bir şekilde bakıp) bunun beni çok rahatlattığını biliyorsun değil mi?'dedi

-biliyorum

-onun için mi söyledin?

-hayır, seni tahmin edemeyeceğin kadar çok seviyorum.

(arabadan indi)

         Ben de yalnız bir şekilde eve geldim. Arabada kendi kendime konuşup güldüm. Çünkü hayatımda bir ilke daha imza atmıştım. Eve geldim. Odamı kontrol ettim. Sonra ailemi aradım geldiler.

 

 

           

 

     

     

Yorum Yaz